Dünya durur geçer mi zaman ? || ßaLkara*m

31/1/2009 - ßir Elif miktarı gülümse..

Kategori: __ _alkarasi __

Hiçbir filiz kendi gölgesinden öte bir yerde ölümü tatmamıştır..”

 Ey gözlerime bahşedilmiş mucize,

 Ey yüreğime hediye edilmiş Cennet kokusu,

 Ey nefesime serpiştirilmiş bir yudum taze hayat,

 Kan ter içinde susuz dudaklarıyla ve semâya dönen dualarıyla “ bir avuç deryâ’yı “ dileyen bir Haziran Cumartesi vaktinden düşüyorum sen kokan bu satırları..Vaveylâ eden bir öğle saatinde bulunduğun yerin deli rüzgarlarında düşlüyorum seni..Deli esen rüzgara inat başını eğmeyen gözlerine baka baka seni sevdiğimi haykırıyorum dua dua.... Kulağımda yankılan Cennet şarkılarıyla yeniden huzuru doldururken seni çekiyorum içime.. Toprak kokan benliğimle deniz kokan türkülerin söylendiği yüreğine akıyorum.. Sen mavi bir deryâ, ben sana kavuşmayı arzulayan - ruhi haliyle- Leylâ.. Sana gelen yollarıma sunulmuş tüm engelleri teker teker aşarak sana koşuyorum. Yüreğimde toprak kokusu, yüreğimde sana bir an evvel kavuşma çoşkusu..Hadi sevgiliKapılarını, perdelerini sonuna kadar arala.. Mevcudiyetinin ve geleceğinin tek idamesi / gayesi koca yürekli “ umut “ sayfalarına bir “ Elif “ miktarı “gül”ümse olmaya geliyorum.. Heybemde yetiştirirken her nefesine bir “ Elif “ miktarı huzuru kattığım birkaç sevda gülü ve nefesimde Cennet tahayyülü ile sana koşmaktayım..Yıllarca sana sakladığım yüreğimi benden emin olana “ sana “ katmaya geliyorum.. Yollarım sana, menzilim sana..Kan ter içinde kalan Haziran ayının aksine ben “ senin gözlerinde “ yaşlanmayı diliyorum.Senin mevcudiyetine idrakim tamamdır artık.. Gayri benliğim senin varlığında sonlansın sevgilim…Çünkü biz bir mucizenin gerçeğe en yakın halinde sevdik birbirimizi.. Biz ki; dallarında bir “ Elif “ miktarı huzur, köklerindeki taze umutları taşıyan gül-i râna’nın sevdaya sunulan bir avuç mutluluğuyuz..

 Tedavülü çoktan kalkmış bir ömrün peyderpey yeniden yaşatılması değil bizim sevdamız. Bitkisel hayatta yaşayan bir bedene yeniden ömür biçmek degil yaşadıklarımız.. Ayrı gökyüzüne aynı gözle bakan bir sevdanın en yalın haliyiz.. Tümceleri sevda ile nakış edilmiş cümlenin içinde yüreği Cennet kokan bir özneyle ile bir yüklemiz.. Biz ki toprağın suya hasret kaldığı zaman diliminde gökten düşen - bir “ Elif “ miktarı “gül”ümse’yiz.. Şimdi sevme zamanı.. Şimdi kavuşma zamanı..Gökten inen nurun toprakla kavuşmasında temaşa edilen mucizenin kelimelere dökülen haliyiz biz.. Sen ve ben bir’iz..Sen ve ben hep biziz.. Biz ki ;bir “ Elif “ miktarı huzuruz yetim ceylanlara hediye edilen.. Biz ki; taze gülüz nadasa bırakılmış topraklarda yeniden yeşeren.. Ve biz ki, birbirimizin kaderine yazılmış bir ömürlük sevdayız yıllarca kıyıda köşede delice beklenilen…

 Nefesindeki hayatla soluklandığım saklı sevdam,

 Sevda mucizesinin yeniden tezahür ettiği gözlerine yaşat beni.. Sonra da yeşil Cennetindeki gonca güllerinle sar beni…Hadi sevgili durma öyle.. Mavi bilyelerin cam soğukluğunda üşüyen yüreğimi sıcak şefkatinle kundakla. Üzerinde ütüsüz gömleği bir de yamalı pantolonu ile sana koşan bu adamı ilkokul cağındaki örgülü saçlarıyla siyah- beyaz fotoğraflara bile renk katan yaşı küçük ama yüreği büyük o kahve gözlü kızın yüreğine al..Gözlerinde her gün tekrarlanan bayram sabahlarının güzelliğine kat beni.. Baktığın her gökyüzünde benim gülen yüzümü görebilecek kadar benimse beni..Bir an tıkanan hayatın içinde anlamını idrak edemediğimiz ama onsuz mevcudiyetimizi idame ettiremediğimiz nefesinle sev beni.. İçine çek beni.. Taaa ciğerlerine doldur beni. Uzaklığımı unut, nefesime sokul.. Şah damarlarımdan bir an bile ayrılma sevgili.. Yoğunluktan bitap düşen yüreğimi nefesinle tazelendir.. Hadi el gibi sevgili durma yanımda . Ne olursa olsun yaşat beni yaşadığın sevdanın en yalın zamanında.. Kapı zile basan kişinin aşikâr olmasına inat sen hep benden başka her şeyi unutacak kadar sev beni..

 Hadi sevgili.. Bu Cumartesi bana memleketinden güneşler topla heybene..Biraz da deli esen rüzgardan doldur eteklerine..Bana gelirken toz toprak koksun yüreğin… Ellerin ise huzur… Şimdi seni bekliyorum aynı gökyüzünün altında. Sana kanatlanmak üzereyim.. Hicretim sana.. Yollarım sana… Menzilim sanadır..

 Unutmadan sevgili.. Gözlerimi kapattım.. Hani her zaman sana dediğim gibi” bir gün gözlerine bir şey olur da bir göz gerekirse karanlıklarına.. İşte bak yine gözlerimi sana verdim.. Kapattım ışıklarımı.. Annemin tülbentiyle perdeledim güneşi.. Sağım- solum karanlık mı sanıyorsun şimdi.. Tut ellerimi şimdi.. Gözlerin ışığım, adımların adımlarım olsun…Hadi gözlerimi kapattım ve kulağımda Cennet şarkılarıyla çoşarken kulağına fısıldıyorum sevgili…

 “ Senden başka her şeyi unutacak kadar seviyorum seni ..."

………...

 Hep bir “ Elif “ miktarı “gül”ümse ne olur…

 Çünkü; gülmek sana yakışıyor.....

 Gülümse ne olur…

 Gülümsediğin,

 Bende yaşadığın,

 Beni “ sende “ yaşattığın için

 “ Eyvallah sevgili eyvallah….”

İSMAİL SARIGENE

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

31/1/2009 - Gözlerin dü$er geceLerime..

Kategori: __ _alkarasi __



Geçmişin tozlu yapraklarında " yalnızlığın baş harfleriyle yazılmış " bir mektup )

" 24.12.2005 gecesinden "

O uğruna canımı adadığım kahve gözlerini özledim. Baharlar doğacak birazdan karakışın kalktığı topraktan. Gülen orkideler filizlenecek taze dalların arasında.Kış uykusundaki yüreğimi gülen kahverengi gözlerinle uyandır. Her yerde sen varsın. Nereye baksam o gözlerin..Bıkmadan usanmadan hep aynı gözlere dalıp gitmek..Gecenin koynunda yıldızları değil de gözlerinin hayalinde sabahlamak.....

Yokluğunda karanlıklar düşüyor avuç içime..Ve sen gittin gideli takvimler aynı tarihte asılı. Saatler geçmek bilmiyor yokluğunun duraklarında..Yalancı soğuklar kapın eşiğinde sevdamı zorluyor.Tahta beşikler sırtıma dişlerini geçiriyorlar sanki..Her sabah sensizliğe uyanmak; ölümün soğuk kucağında uyanmak gibi acı ne yazık ki..

Nerdesin ey kahve gözlüm ? Meğer seni unutmayacak kadar çok sevmişim.Meğer saçının bir teline çoktan şu ömrümden vazgeçmişim. Ve öyle özledim ki seni. Özlemlerimi anlatmakta kifayetsiz dilimde ıslanan heceler..Özlediğimsin şu fakir yürekte...En çokta uğruna canımı verecek kadar sevdiğim kahve gözlerini özledim...

Buzdan yangınlar körüklüyor sensizliğimi..Mevsimler hep gittiğin saatte kalmış. Terkettiğin son şehir de yalnızlıklarda yağmalanmış. Turnalar bile göç yollarını benden uzaklara çevirdiler..Güneş bile eskisi bile ısıtmıyor..Ellerim yansa da alevlerin ortasında yüreğim üşüyor yüreğim ! Acıkıyorum vakitsiz.Bir karın tokluğuna, bir ekmek tadına değildi açlığım...Sevgine, güzel gözlerine acıkmıştı...Susuz çeşmelere bir yudum sevgini içmek için koşuyordum. Susuzluğum sendin.Bir kez görsem baharı andıran gülüşlerini. Kana kana içerdim yüreğinden sevginin güzelliklerini...

Her kaldırım yokluğunda bestelenmiş matemine şahit. Gülen gözlerini karakışın ayazlarında görmeliydim..Kışa inat, ayaza inat gözlerinde üşümemeliyim.. İçimdeki tüm denizler durgun. Bir gelsen gözlerinle ufuklarımı kahverengiye boyayacağım..Ah bir gelsen kahverengi gözlerinle.. Bir gelsen...

Rüzgar, eteklerine fırtınaları doldurup inadına sensiz kalan sırtıma esiyor..Rıhtımlar bile ıslak tıpkı sana ağlayan gözbebeklerim gibi...Yalnızlığa demirlenmiş gemiler gibi sensizliğinin limanında gönül teknem..Hani kahverengi tonun en güzel sana yakıştığı gözlerin var ya ben onları özledim..Gel de bir kez gülsün zifiri karanlıklara boyanmış yıldızlarla sensiz gecem..Dilimde hep ayrılık şarkıları ve düz bildiğim yollarım bile hep yalnızlığa yokuş. Kuru ayazla savrulmadan kahve gözlerinle düş baharlarımın avuçlarına...Süzül bir küçük serçe edasıyla yüreğimin durgun sularına....

Öleceksem bir kez tadacağım sonsuzluğu..Ama ben sensizlikte her gün kahve gözlerinin hasretine ölüyorum. Ben seni yüreğimle özledim..Bir sabah uykusuz gözlerime güneşin sıcaklığıyla gel..Bir gece kahve gözlerinle yıldızlara çağır beni..Yeter ki o kahve gözlerin çağırsın beni...

Hani gözlerinin renginden uçurtmalar yapıp gökyüzüne kanatlandıracaktık umutlarımızı. Hani yüreklerimizde yakıp hasreti , bir yudum sevgiyle aşacaktık yokluğun zindanlarını.. Gelmeyeceğini bilsem de bana yetiyor kahverengi gözlerin.Bir gün yıldız olup düşersem rüyalarına bırak yaşayayım seni.Bir saniyelik hayallerimde bile benimle ol. Gözlerim sabah ayrılığına uyansa da bırak hayallerde bari kahverengi gözlerinden doyasıya öpeyim..

.................................

" Kitaplarımın arasında buldum sana yazdığım bu mektubu. Özleminle yazdığım satırlar ne yabancı geldi bana. Ölümsüz sevdamı ördüğüm bu satırlar neden bu kadar yabancıydı bana. Oysa ne çok sevmiştim seni. Saçlarından rüzgarı, dudaklarından nefesi kıskanıyordum. Sensiz yaşamayacağımı düşünmüştüm. Yanılmışım sevgili.... Aldanmışım....Sana dair herşeyi yakalı uzun zaman oldu. Yalanlarında solmuş bir sevdayı karanlıklara gömeli çok oldu. Cümlelerimi yalnızlığa emanet ederken sana bir teşekkür borçluyum. Her ne kadar bana yalanı ve yalnızlığı öğretsen de sana bir teşekkür borçluyum. Bana " aşkın bir gün keskin bir bıçak gibi yüreğimi acıtabileceğini, kırık kanatlarımı ve yamalı kalbimi yalnızlığın taşlarıyla sarabileceğimi " öğrettiğin için sana sonsuz teşekkürler..."

23.08.2006

İsmail Sarıgene

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

31/1/2009 - ``Sen``de sakLa ßeni..

Kategori: __ _alkarasi __



“ Senden önceki hiçbir mutluluk senin gözlerin kadar anlamlı değilmiş meğer...”

Sende yaşıyorum...
Hayatta yüreğim.
Önümde gözlerin, arkamda benliğim..Biletsiz bindiğim yolculuğun son durağındayım....Sana gelirken aynı gökyüzünün altında sensiz tüm kaldırımları ateşe verdim..Sonra da sensiz tüm kelimeleri söktüm dudaklarımdan..Bir sen kaldın avuçlarımda bir de geceye serdiğimiz yıldızlar..Sen uyanmadan tüm ceylanları emzirdim ben..Sonra da başucunda bekleyen Melek’lerin uykusuz gözlerine Cenneti karaladım...

Ah adını gökyüzüne sığdıramadığım,
Ah gözlerine sığındığım,
Ah bir gözyaşında ölümü şakağı dayadığım.
Sol yanımdasın / yaşamaktasın dua dua..
Hayatımdasın...
Sen susuz dudaklarıma sunulan ab- ı hayat...
Sen çöllerimin serabı,
Sen yüreğimin tek sevabı...

Boşluklarımı doldurduğum kelime, karanlığın üzerine örttüğüm gecemsin sen..Sen yaşama sebebimsin..Sen benim ellerimle sıkıca tuttuğum düşlerimsin..Sen uçurum kenarında sadece ölümü düşünen bir adama hayata dair bir şey öğreten kadınımsın.Şimdi ucurum kenarlarında cicekler toplamaktayım sana...Kalabalıkların arasında yanıbaşımda sen varsın beraber yürüdüğümüz..Ateşe verilmiş dikenlerin arasında iki ciceğiz biz hayata delice gülümsediğimiz..

Sen zamansızlığımsın..Sen kendime anlatmaya kalkıp anlatmakta aciz kaldığım bensin...Sende kendimi arayıp bir türlü bulamadığım bensin sen aslında..Gökyüzüne her baktığımda bulut bulut hayatı gördüğüm ansın sen...Sen benim yaşamaya kıyamadığım cümlemsin....Öznesi sen, yüklemi ben.Aydınlığımsın karanlığımdan ayıkladığım.. Mutluluğumsun acıların uykularında dua dua adını saydıkladığım..Sen hava, sen hayat sen nefes aldığımsın...Nefesinden mahrum etme beni...Sesini esirgeme ne olur..Gülüşlerini savur yüzüme..Göğsümün buzdan sarkıtlarına sür sıcak sözlerini..Üşümüşlüğüme düşür gözlerindeki baharları..Bırakma beni yalnızlığın ayak dibine..Üşürüm avuçlarında...Ölürüm ayakuçlarında.....Kalakalırım yüreğimin yıkım çalışmalarında..Gitme, kal öylece.

Uzaklığını unut..Ellerini uzat sadece...Zamansızlığını bırak..Kal bende..Gitme...Tut ellerimi..Topal olsa da yürüdüğümüz yollar yanımda kal..Gölgelerin yeter bana..Yüzü kirli, yüreği yaralı cocuğum ben.Şefkatine al beni..İçine çek beni..Sonra da hiç bırakma..Kanatlarımı salma uçurumlara....Bırakma beni “ bana “ ..Hep sende kalayım...

Bir fincan huzur,
Bir dirhem mutluluk yolla iç ceplerinde demlediğin...
Beni “ sende “ sakla...
Ben seninim...Nefesimdir yüreğim....
Beni “ bende “ sildim
Sende varolmak için...
Hasretini ektim dudaklarıma
Sende tamamlanmak için....

Suyum ol,
Soframda azık...
Yüzümde tebessüm...
Yüreğimde nefes...
Ben ol....
Ya ben sen olayım...

Sakın bırakma beni...
Yoksa düşerim adressiz coğrafyalara...

Gözlerimi yıldız sermek için gündüzü bekleme...
Her an sendeyim çünkü.....

Gözlerinde sakla beni....
Hayatın ta kendisi sensin çünki..

10 Mayıs 2007

İsmail Sarıgene

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

31/1/2009 - gitme öLürüm..

Kategori: __ _alkarasi __




Ben Sana Hayat Dedim

“ Ben sana hayat dedim / Kendini öldürmene izin veremem..”

Beni mutsuz edemezsin. Başaramazsın bunu. Çünkü ben sana “ hayat “ dedim sevgili. Öldüremezsin bizi. Üzemezsin beni. Kendini öldürmeye yeltendikçe ben seni “ bende “ büyütmeye devam edeceğim. Sen devam et kendinin katilin olmaya. Sen yüzünü kapattıkça umuda ben seni “ sende “ doğurmaya devam edeceğim. İnatla, sabırla. Çünkü sen cansın bende..Yüreğine darağacları kurmakta kendin kadar özgür, ben kadar rehinsin hayata. Durma kanat dudaklarını. Sonra da tuz bas üzerlerine. Ama başaramayacaksın beni hüzünlere gelin etmeye. Başaramayacaksın çünkü sen bana aitsin. Öldüremezsin beni. Üzemezsin sevgili..Çünkü sen köklerime hayat verdin. Sökemezsin beni senden. Atamazsın içimdeki seni. Şimdi devam et kaldığın yerden. Öldürmeye devam et kendini. Güya sadece kendini öldüreceksin..Hayır hayır. Sen bir kez öperken toprağı dudaklarından, ben sensizlikte bin kez ölümü prova ederim gözlerimde. Sana öldükçe çoğalırım ben, çoğaldıkça büyürüm sende..

İçinde yeşeren “ umut “ filizlerini köklerinden kopar. Kan revan olsun ellerinden. Yüreğinden sızsın karanlıkların. Adressizliğini fırlat yüzünü. Ama benden “ seninle “ yaşadığım hiçbir an`dan mutsuzum cümlesini duymayı bekleme. Çünkü ben sana “ umut dedim. Yüzünü sök yüzünden. Kov mutluluk sözcüklerini limanlarından. Mutlu olacaksan, ezik durmaktan övünç duyacaksan devam et. İçinde biriken tüm savaşlara başlamadan yenilgileri kabul et. Ama ben sende yaşarken “ beni “ mutsuz edemeyeceksin. Başaramayacaksın sevgili.Ben yaşarken ölmeyeceksin. Kendini öldürmene izin vermeyeceğim.

Ben bir masala “ kahraman “ olmak için gelmedim. Sana inat gitmeyeceğim. Sen “ kendinden “ uzaklaştıkça sana “ sen “ kadar yakınlacağım. Sen kendinden vazgeçtikçe ben “ sen “ olacağım. Hadi dur ölümün besmelesiz safına. Gir kimsizlik şehirlerin küfür kokan sokaklarına. Aydınlık yüzünü vur karanlığa. Uykusuzluğunu kemirsin içinde adım miktarı mutluluklar. Sana diyorum sevgili. Öle-mez-sin. Kendini öldürmene izin veremem. Sendeki “ seni “ öldürebilirsin lakin sendeki beni öldü-re-mez-sin..Çünkü ben sana “ hayat “ dedim..Çünkü ben sana “ umut “ dedim..

Şimdi bırak içindeki yavan sorguları/ savaşları. Yetmedi mi kendini asmaların ? Yetmedi mi kendini yerden yere vurmaların ? Çok fazla şey istemiyorum senden. Adımın kapladığı yer kadar mutlulukları kendine bağışla ne olur. İki dudağının boşluğuna birkaç umut cümlesini bırak. Hadi adından ötesini hiçlik bildiğim duraklarda ölmeme izin verme. İliştir beni aynalarındaki gülümseyen yanına. Bir uçurum boşluğu yüreğin. Sendelesen de düşme sakın. Düş-me..Düşersen de sol yanıma düşür sol yanını..Bir ölüm sessizliği hüznün. Üşüsen de ölme sakın. Öl-me. Öleceksen de beni de götür yanında. Tek kişilik mezara sığar değil mi yüreğimiz ?


Beni bu kadar mutlu etmişken
Başını eğe-mez-sin.
Seni “ sana “ bırakmıyorum..
Öle-mez-sin.
Bite-mez-sin..
Çünkü sen ben`sin..
Ben de sen...

Ne yaparsan yap..
Beni mutsuz edemezsin.
Ölümü daya dudaklarıma,
Karanlığı yama kıyılarıma.
Ama beni üze-mez-sin
Çünkü ben seninle mutluyum..
Sen yaşarken,
Beni mutsuz göremezsin..
Çünkü ben sana “ hayat “ dedim...


“ Seni çok ama çok seviyorum canım “

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

29/1/2009 - ».,« вαłkαяα*м ».,«

Kategori: __ _ana Ait __


Yine anlamsızlıklar denizinde bir ba$ıma kürek sallıyorum hırçın dalgalara.,
"Olacak.. " demi$tin ßalkara*m.,
"Son/s/uz gelecek bizim olacak..Sonsuz hayat bizim.."
Toz/pembe hayaller değildi bizim hayallerimiz.,
Mavi.. masmaviydi.,,
Uçsuz bucaksız/yüreğin.,
Sonsuz mavi..
Ve sonu olmayan o yüreğin her zerresi benim ! / di..
Benim mavi`mdi.,
Biliyorum asla bir ba$kasının olmayacak tamamen.,
Ama..
ßana ait olsada ben ol/a/mayacağım sevdanın y[k]ollarında artık.,
Geç/e/meyeceğim o yollardan.,
Kokunu yüreğimde taşıyacağım daima.,
Unutul/a/mayan y/anımsın.,
Her daim saklı kapaklı olan.,
...
Gecem sen/sizliğ/i geçiyor yine Balkara*m.,
Her $arkımda ayak izin..
Her harfimde gidi$in saklı.,
Olmayacak duaya amin demek misali bir rüya mıydı ya$anan ?
ßütün rüyalardan öteye can yakan bir gerçeklik miydi ya da?
...
Seçme fırsatı tanımadı hayat bize.,
ßenimkide Laf ya senden ba$kasını seçer miydi ki yüreğim ?
Ya senin mavin ?
Yapabilir miydi bir başkasıyla ?
Ne önemi var diyeceksin artık.,
Haklısın belkide.,
Sana adanan bir ömrün sonunda bunları söylemem çok belkide.,
Mavi'nin yollarında değilim ki artık.,
Mavi'[n]den uzakta koyu karanlıklarda B/s/enliğim.,
Yakınların bana uzak olsada Balkara*m vazgeçmeyeceğim seni anlatmaktan.,
Seni yazacağım suya.,
Mavi'n gibi saklı kapaklı kal diye.,
Mavi'ni Mavi'me.,



Tuba * !

28.o1.2oo9 // 23:4o
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Kızılca ölümün tebessümlerine gümüş kelepçeler vuruldu yine. sis değiyor hoyrat martıların tenine ve vuruluyor gece güne yeniden; titreyişlerinden,iç çekişlerinden.. ve hala kanı yerdeyken, kopuyor halatı yükü "yok"luk olan geminin. kahır "yok"a sığar mı?bilmemenin... ya gecenin matemi kızıla bayanmışken yüzü "yok" eder mi gündüzü... bilmenin... içine "yok" koyulan her cümlenin, bitimine noktayı ayrılık koydu.,,

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Kategorilerim

Arkadaşlarım

azmavi
oludusler
hircinyesilbirkuzum